Kitaplardan Uyarlanan Filmler

Bir Patates Mi Yeraltı

Dostoyevski’nin 1864 yılında yayınlanan Yeraltından Notlar, eseri Zeki Demirkubuz‘un yorumuyla 2012 yılında Yeraltı ismiyle beyazperdeye aktarıldı. (Dostoyevski’nin Yeraltından Notları isimli kitap incelemesi yazımı okumak için buraya tıklayın.) Başrolünü Engin Günaydın‘ın oynadığı, 7,2 IMDb puanına sahip olan Yeraltı filmi, 9. Uluslararası Dubai Film Festivali ve 12. Osian’s Cinefan Film Festivali’nde En İyi Film Ödülüne layık görüldü. Usta oyuncu Engin Günaydın 2012-2013 yıllarındaki en iyi erkek oyuncu ödüllerini topladı bu filmdeki performansıyla. Hangi festivalden bu ödülleri almıştı hatırlamak isteyenler için sıralıyorum.

Yeraltı Filmi İle Engin Günaydın’ın Aldığı En İyi Erkek Oyuncu Ödülleri

En İyi Erkek Oyuncu – 31.İstanbul Film Festivali – 2012

En İyi Erkek Oyuncu – 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali – 2012

En İyi Erkek Oyuncu – 9. Uluslararası Dubai Film Festivali – 2012

En İyi Erkek Oyuncu – 45. Siyad Türk Sineması Ödülleri – 2013

  Engin Günaydın bu filmde Muharrem karakteriyle karşımıza çıkıyor . Peki, Muharrem kim? Muharrem Ankara’da yaşayan sıradan bir devlet memuru. Ne işinde ne de hayatında mutluluğu yakalayamamış, insanlar tarafından önemsenecek bir şeyler yapmamış, bu yüzden etrafında ki insanlar ona pek değer vermediğinin, kendisi de farkında olan biri. Muharrem aslında zekâsına, kültürüne olan güveni fazla ama takıntıları olan, kıskanç, korkak, içinden geçenleri karşısındakine söylemeye bile cesareti olmayan bir adam. Bu nedenlerden dolayı, çevresiyle ciddi sorunlar yaşıyor. Özetle Muharrem karakteri her insanın kendinden bir şey bulabileceği özelliklere sahip.

Bir Patates Mevzusu

Gelelim patatesin varoluş meselesine. Kapı, ayna, yumurta ve patates metaforları sıkça kullanılmış. Patates ise ”egonun” metaforu olarak sergilenmiş Muharrem’in karşı apartman komşularının yaptığı gürültüyü kesmeleri için önce sesleniyor ama sesini duyuramıyor. Sonra cama atacak bir şeyler arıyor. Cama yumurta atıp kendini duyurmaya çalışsa da bu çabaları da sonuçsuz kalıyor. Son çare cama patates atmayı deniyor. Bu sefer sesini duyurmayı başarıyor hem de baya gürültü bir biçimde. Muharrem’in egosu tatmin oluyor ve daha sonrada patatesi haz duygusunu yaşamak için kullanmaya başlıyor.

Film ve kitaptaki olaylar hemen hemen aynı şekilde seyrediyor. Filmdeki kırılma noktası Muharremin zorla kendini kutlama yemeğine davet ettirmesi, ama içten içe bu yemeğe katılmayacağını söylese de o gün koşa koşa yemeğe gitmesiyle başlıyor. Yemek saati ileri alınıyor fakat bunu Muharrem’e haber verecek kadar önemsemiyor arkadaşları. Bu Muharrem’i iyice çileden çıkarıyor. İçkiyi fazla kaçırınca içinde ki nefreti kusuyor arkadaşlarına ama kimsenin umurunda olmayınca iyice rezil olur ve yemek tam bir fiyaskoyla son bulur. Bu Muharrem’in ruhunda daha da büyük bir yara açar.

Yemekte kendini yok sayan arkadaşlarının yaptıklarını unutmak için Muharrem soluğu hayat kadınlarının (Nergis Öztürk) yanında alır her zaman ki gibi egosunu tatmin etmek ister. Varoluşsal acı çeken Muharrem’in, varolduğunu hissettiği tek yerdir burası. (Tabi yanından ayırmadığı patates yine bizimle.) Bu varolma da cinsellik-hayvani bir duygu olarak yansıtılır. Muharrem’in olur olmaz ulumaları bu şekilde yorumladım. Bu bol ödüllü filmi izledikten sonra bir sorun kendinize Muharrem kim ya da ne ifade ediyor?

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün