EdebiyatHikaye

Bir Sırça Köşk Hatırası

Sırça Köşk öyküsünü Yapı Kredi Yayınları’nın, 21. Baskısından okudum. Sırça köşkün arka kapağında Bahtiyar Köpek hikayesinden bir kesit kullanılmış: “Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. “Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin? “diyorlar. “Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?’’ Sabahattin Ali okumaya yeni başladım. Hayat hikayesi beni sarsmıştı yazdıklarına da sirayet etmiş 41 yıllık yaşam öyküsü. Hüzün, yarım kalmışlık ve asla tamamlanamaz hissi…

Sırça Köşk

Kitap, hikayeler ve masallar olarak iki kısımdan oluşuyor. 1945- 1946 yıllarında yazılmış  bu hikayeler ve masallar aslında o kadar ait ki günümüze…   Hikayelerin içinde en çok 1947 yılında yazılan ‘‘Çirkince’’ isimli olanını sevdim. Masallardan da bu kitaba ismini veren 1945 tarihli ‘‘Sırça Köşk’’.  Hikayelerinde bir yaşantıyı olabildiğince anlatmak yerine karakterin yaşantısından birkaç saatlik yahut birkaç günlük kesitler sunuyor Sabahattin Ali bize, her gün aslında karşılaşabileceğimiz, aslında varlığını bildiğimiz fakat belki bizzat yaşamadığımız olaylar… Bir şeyi kırk kere söylersen gerçek olur. Kendini doğrulayan kehanet teorisine göre, inandığınız şey farkında olarak ya da olmayarak davranışlarınıza yansır. Bu davranışlarınız, çevrenizdekileri sizin düşündüğünüz yönde davranışlara yönlendirir, nihayetinde de beklentiniz gerçekleşir. İşte bu kuramın hayatımızdaki bir örneği ‘‘Katil Osman’’.  Bir halk nasıl yönetilir, aslında hiç ihtiyacımız olmayan şeylere nasıl tapar hale getiriliyoruz, sorularını cevaplayan “Sırça Köşk” var. Bir de bunun “Çirkince” hikayesi var ki beni en çok etkileyenler bunlar olmuştu. Cahillikle fakirlik bir olmuş, Sultan Süleyman’ın mülkü dağılmış…(Çirkince. S 104)

‘‘Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.” (Sırça Köşk, s 141)

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün