EdebiyatRoman

Dorian Gray- Lord Henry’nin Toplumsal Yaşam Aforizmaları

Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde’ın 1891 yılında yayımlanmış tek romanıdır. Kendisi yerine tuvaldeki portresinin yaşlanması dileyen ve bu dileği gerçekleşince yozlaşan haz ve güzellik tutkunu yakışıklı bir adamı konu alan felsefi ve edebi sorgulamalara neden olan bir romandır. Ben kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi’nden okudum.

Hikâye Basil’in, Dorian Gray’in portresini yapmasıyla başlar. Basil arkadaşı Lord Henry’e sanatını etkileyen Dorian Grey’den bahseder. Onu öyle övgü ve aşk dolu sözcüklerle anlatır ki Lord Henry merak eder ve bu genç yakışıklı genci tanımak ister. Basil’in tüm uğraşlarına rağmen Lord Henry ve Dorian Gray, Basil’in evinde karşılaşır. Basil’in Lord Henry’i gönderme çabaları sonuçsuz kalınca Dorian’a : ‘Lord Heny’e fazla kulak asma. Benim dışımda tüm arkadaşlarını kötü etkiler’ der. ’ Dorian’ın değişmeye, dönüşmeye başladığı anlar bu diyalogla başlıyor: ‘Arkadaşlarınızı gerçekten kötü mü etkiliyorsunuz Lord Henry? Basil’in söylediği kadar kötü mü?’ diye sordu.

‘İyi etki diye bir şey yoktur Bay Gray. Etki, özünde tümden gayriahlakidir; bilimsel olarak da böyledir. Lord Henry’nin hazırcevaplığı ve toplumsal yaşama yönelik gösterişli aforizmaları Dorian’ı oldukça etkiler. s:21

Lord Henry’nin ahlak, toplum, din ve günah üzerine yaptığı konuşmalar Dorian Gray’in başta doğru bulmadığı tüm sözlerin kendindeki değişim rüzgârlarını başlattığı anları söyle ifade ediyor:  Nasıl olmuştu da kendini keşfetmesi bir yabancı sayesinde mümkün olabilmişti? Basil Hallward’ı aylardır tanıdığı halde, aralarındaki dostluk onda herhangi bir dönüşüm yaratmamışı. Nihayet yolu, yaşamın sırrını önüne seren biriyle kesişmişti.’ ‘Basil’in arkadaşının ona tesadüfen söylemiş olduğu, zekice çelişkiler barındıran birkaç söz, gönlünün daha önce dokunulmamış tellerini titretmişti; nabzının atışında bu titreşimleri hissedebiliyordu.’ s:23,25.

Basil, Dorian Gray’in portresini tamamladığı zaman ortaya bir şaheser çıkar ve Basil, Gray ve Lord Henry tabloya hayranlıkla bakar. Dorian Gray’in portresini bu denli mükemmel kılansa poz verdiği sırada Lord Henry’nin sözlerinin onu etkilemesi nedeniyledir, Gray’in portredeki gençliğini ve güzelliğini kıskanması ve gördüğü yansımasına vurulması şeytanla anlaşmayı başlatır: ‘Güzelliği solup gitmeyecek olan her şeyi kıskanıyorum. Senin yaptığın portremi kıskanıyorum. Benim kaybedeceğim şeye o neden sonsuza dek sahip olsun? Geçen her dakika benden bir şeyler alıp götürürken ona bir şeyler katıyor. Ah, keşke tam tersi olsaydı! O resim değişseydi de ben hep aynı kalsaydım!’ s: 31

Lord Henry ile Dorian Sohbetleri

 Kitapta en çok kızdığım ama altını çizdiğim hemen hemen tüm sözler Lord Henry’nindi. Dorian’ın aforizma yapmak için harcamayacağın insan yok diye takıldığı Lord Henry’le bazı konuşmalarına yer vermek istedim. Oscar Wilde’ın belki de söyleyemediği tüm o sözleri Lord Henry aracılığıyla dile getirdiği o müthiş diyaloglar:

Lord Menry, BayErskine’e döndü: ‘ İnsanoğlu Kendini fazla ciddiye alıyor. İnsanlık tarihinde işlenen ilk günah budur. Mağara insanı gülmeyi bilseydi, tarih çok daha farklı gelişirdi.’s:47

‘İnsanın yüzünün kızarması çok hoş bir şeydir düşes,’dedi Lord Henry. ‘Gençken öyle tabi,’ diye cevap verdi düşes. Benim gibi yaşlı kadının yüzü kızarıyorsa bu pek hayra alamet değil. Ah Lord Henry, keşke yeniden genç olmanın bir yolu olabilseydi.’ 
Lord Henry bir süre düşündü. ‘Gençken yaptığınız çok büyük bir hata var mı düşes?’ diye sordu masanın diğer ucundaki kadına.
‘Olmaz mı? Hem de öyle çok var ki.’
‘O zaman aynı hataları yine yapın. İnsan gençlik günlerine dönebilmek için akılsızlıklarını tekrarlamalıdır.’s:48
Lord Henry bir sigara yakıp koltuğa yığıldı. Sigarasından bir iki fırt çektikten sonra, ‘sakın ola saman sarısı saçlı bir kadınla evlenme Dorian.’ Dedi. 
‘Niyeymiş o?’
‘Aşırı duygusal oluyorlar.’
‘Ama ben aşırı duygusal insanları severim.’
‘Sen sen ol evlenme Dorian. Erkekler yoruldukları için, kadınlar meraktan evlenir; sonuç olarak ikisi de hüsrana uğrar.’s:56

‘İnsanlar en çok kendilerine lazım olan şeyleri başkalarına vermeye pek meraklıdır,’ dedi Lord Henry gülümseyerek. ‘Cömertliğin son noktası diyorum ben buna.’s:65

Mutluyken hep iyi insan oluruz; ama iyi insan olduğumuzda illa mutlu değilizdir

Lord Henry alçak, melodik sesiyle, ‘Haz, hakkında teori üretmeye değecek tek şeydir,’ diye cevap verdi. ‘Ne yazık ki teori bana ait değil; Doğa’ya ait. Haz, Doğa’nın sınavıdır; onun onay verme biçimidir. Mutluyken hep iyi insan oluruz; ama iyi insan olduğumuzda illa mutlu değilizdir.’s:91

‘Kabul et Herry, kadınlar erkeklere hayatlarının en kıymetli şeyini veriyorlar.
’‘Belki,’ dedi Lord Henry iç geçirerek, ‘ama verdiklerini de burnumuzdan fitil fitil getirirler. Sorun da bu. Zeki bir Fransız’ın dediği gibi, kadınlar bizde şaheser yaratma arzusu uyandırıp sonra da o şaheserleri yaratmamıza engel olurlar.’s:92
‘Sen bir septiksin.
’‘Asla! Septisizm inancın başlangıcıdır.’
‘Nesin peki?’
‘Tanımlamak sınırlamaktır.’s:224
Lord Henry başını iki yana salladı. ‘Bilmek felaket getirir. İnsanı cezbeden belirsizliktir. Sis bulutu çökünce her şey daha bir güzelleşir.
’‘insan siste yönünü de şaşırabilir.’
‘Tüm yollar eninde sonunda aynı yere varır sevgili Glayds.’
‘Neresiymiş orası?’
‘Hayal kırıklığı.’ S:236

‘Zavallı Victoria! Pek severdim onu. Onsuz ev çok ıssız. Gerçi evlilik denilen şey yalnızca bir alışkanlık. Yine de insan kaybettiğinde en kötü alışkanlıklarını bile özlüyor; hatta en çok onları özlüyor. Alışkanlıklar insanın benliğinin ayrılmaz parçası.’ s: 244

Lord Henry güldü. Koltuğa gömülerek, ‘İnsan hayata sanatsal yaklaşırsa kalbi, beyni olur,’ dedi. S:246

Wilde, O. Dorian Gray’in Portresi. Çev. Didar Zeynep Batumlu. İstanbul:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün