EdebiyatRoman

Nietzsche Ağladığında İncelemesi

NİETZSCHE AĞLADIĞINDA 

Yazılmış bir roman düşünün, kahramanları Nietzsche ve onun ümitsizliğini tedavi etmeye çalışan bir doktor. Nietzsche neden ümitsizlik yaşar? Niçin birden fazla doktora giderek sanrılarına deva arar ve en sonunda nasıl bir doktora kendisini teslim eder? 

insan Tanrıyı öldürdü ve ben oluşan bu boşluk ile insanın nasıl baş etmesi gerektiğini öğretmek için yazıyorum diyen bir felsefecinin hayat görüşünü, felsefesinin ana hatlarını anlama imkanı veren bir eser Nietzche Ağladığında.

Nietzsche’nin Yabancılaşması

Doktor Breuer ve henüz psikanalizi yeni keşfetmeye çalışan Freud, Nietzsche’nin ümitsizliğini tedavi etmeye çalışır. Tedavi edilmeye çalışılan da aslında Nietzsche’nin ümitsizliği değil hayata ve insanlara karşı duyduğu korku, yabancılaşma hissidir. Acılarının kendisine güç kattığını düşünen, acılarını bir başkasına verirse tutunacak bir yaşam amacının olmayacağına kendini inandırmış bir hasta ile karşı karşıya kalan bir doktor ne yapar?

Bazen bir insanın acılarını size açmasının en kolay yolu kendi acılarınızı o kişiye anlatmanızdan geçer ve süreç sonunda iyileşen aslında iki kişidir.

Nietzshe’ye göre kişinin yücelebilmesi için önce kendi içine dönmesi gerekir, oradaki kaos ile baş ettikten sonra ancak kişi kendi kendini var edebilir. Kendi kendini var edemeyen ve kendi acılarına katlanamayan kişi, başkalarını da var edemez, onların acılarına da katlanamaz. Bunu da şu söz ile ifade eder: ” Dans eden bir yıldız doğurmak isteyen, önce kendi içinde büyük taşkınlıklar ve kaos yaşamak zorundadır.”

Bu kitapta; Hayat, varoluş acısı, ölüm korkusu gibi varoluşsal sıkıntılar içerisinde olan doktorun Nietzsche felsefesine göre ve Irvın Yalom’ un varoluşçu felsefesine göre nasıl iyileştiğine tanık olacaksınız. Psikoloji ve felsefenin iç içe geçerek, varoluşçu psikoloji ile Nietzsche felsefesinin harmanlanarak sunulduğu bu eseri düşünerek okumalı ve hayatınızı sorgulamasına izin vermelisiniz.

”Ümit mi? Ümit en son kötülüktür. Pandoranın kutusu açılıp, Zeusun içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit. O zamanda beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladık. Fakat Zeusun arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır.”

Ayten Can

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün