EğitimMakaleler

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE OYUNUN ÖNEMİ

İnsan yaşamının ilk beş-altı yılı, uzmanlar tarafından ” sihirli yıllar ” olarak adlandırılmaktadır. Çünkü bu yıllar zihinsel, bedensel, duygusal ve toplumsal gelişimin en süratli olduğu yıllardır. Yine bu yıllar, karakter ve kişilik oluşumunda en etkili yıllardır. Sihirli yıllar olarak nitelendirilen okulöncesi dönemde, çocuğun dış dünyayı tanıması için fırsat yaratmak, onun gelişimini sağlayan bir ortam hazırlamak, onu sosyal ilişkiler kurabileceği bir çevrede yetiştirmek, ona oyun imkanı ve malzemesi sağlamak, aileye ve eğitimcilere düşen başlıca görevlerdendir.

Eskiden eğitim, çocuğu yetişkin toplumuna hazırlamak, öğretim de bireye birtakım temel bilgiler kazandırmaktı. Bugün artık çocuğu yetişkin toplumuna hazırlamak ve ona birtakım bilgileri kazandırmak yeterli olmamakta; eğitim daha geniş bir çerçeve içinde ele alınmaktadır.

Günümüzde eğitimin amacı: Bireyin en iyi şekilde gelişimini sağlamak, uyumlu ve mutlu bireyler yetiştirmektir. Eğitimin amacına ulaşması da ancak bireyi tanımakla mümkün olmaktadır. Bireyi tanımak, onu tanıyarak eğitmek de, tüm gelişim basamaklarını ve bu basamakların özelliklerini bilmekle gerçekleşebilmektedir.

OYUN NEDİR?

*Oyun, yaşama sevincinin dışa vurulmasıdır.

* Oyun, yaşamla birlikte var olan;  gücünü ve  etkisini yaşamdan alan bir olgudur.

Çocukların en ciddi uğraşıdır. 

En doğal öğrenme ortamıdır. Çünkü , çocuğun duyduklarını, gördüklerini sınayıp; denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney alanıdır.

Çocuğun özgürlüğüdür. Oynayan çocuk kendi iç dünyasındadır, o dünyaya kendisi egemendir, kuralları kendisi koyar ve kendisi bozar.

Çocuğun yaratma ortamıdır.          

Kısacası oyun; sonu düşünülmeyen, gönüllülük esasına dayanan, dışsal baskılar ve zorlamalardan uzak olan bir etkinliktir.

Çocuk, kendi kendine veya arkadaşları ile her alanda oyunlar oynamanın ve sosyalleşmenin bir yolunu bulur. Oynadığı oyunlarla  sorumluluk alır, toplumsal kuralları öğrenir. Düşünce, duygu ve ilişkiler açısından oyun yoluyla kontrol kazanır.

Yetişkinler açısından oyun, çocuğun eğlenmesine ve oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır. Çocuklarla iletişim kurmanın ve onların dünyasını paylaşmanın en doğal yoludur ve en sağlıklı sonuç veren yöntemidir.  Çocuk için oyun,    içinde yaşadığı ve mutlu olduğu bir dünyadır.

OYUN TÜRLERİ

İçeriklerine, yaşlarına ve toplumsal, sosyo-ekonomik durumlara göre çocuk oyunları farklı özellikler gösterir. Araştırmacılar,  bu özelliklere göre oyunu sınıflandırmışlardır. Oyunun sınıflandırılması, araştırmalar için büyük kolaylık sağlamaktadır.

Bilişsel Gelişim Kuramına Göre Oyun Grupları;

a. Alıştırma oyunları

b. Sembolik oyunlar

c. Kurallı oyunlar

a-)Alıştırmalı Oyun: Çocuk, saf tekrardan, önce rastlantısal ve sonra da amaçlı eylem ve manipülasyon kombinasyonlarına geçer. Bu gerçekleşir gerçekleşmez çocuk, hedefler belirler ve alıştırma oyunları yapılara dönüştürülür.

b-) Sembolik Oyun: Çocuğun ortaya koyduğu yapılar ya da eylem dizileri sembolik hale geldiği için saf alıştırma oyunları da sembolik hale gelebilir ya da en azından “sembolizmle bir aradadır”.

c-) Kurallı Oyun: Oyun etkinlikleri kolektif duruma gelebilir ve kuralar kazanabilir. Dolayısıyla ”kurallı oyunlar” a dönüşebilir. Bu üçüncü dönüşüm, gerçekleşecek son dönüşümdür (Nicolopoulou. 1993:140) .

Smilasky(1968), çocuklarla yaptığı çalışmalarda, Piaget’in oyun evrelerini daha da genişletmiştir. Ardışık olarak birbirinden farklı dört oyun evresi belirlemiştir. Her evre farklı yapı ve davranışları içermekte, daha karmaşık özellikler ve bileşimler içermektedir.

İşlevsel Oyun: Bu evre gelecek oyun evrelerinin temelidir. Bu evrede psikomotor ve dil becerilerinin alıştırmalarını yapıp,çevreye tanıyarak objeleri amacına uygun kullanmaya çalışır.

Yapı-inşa Oyun: Bu evrede çocuklar nesneleri nasıl kullanacağına dair araştırmaları yaparlar. Bunun yanı sıra nesneleri kullanarak bir şeyler inşa etme, yaratma isteği gösterirler.

Her yaş grubunun oynayabileceği birçok oyun türü vardır. Oyunlar kendi içlerinde çeşitlilik gösterir.

OYUNUN ÖNEMİ

Oyunun özellikleri ve önemi çerçevesinde düşünürler, doktorlar ve psikologlar yüzyıllardır “Oyun neden önemlidir?” sorusuna farklı bakış açıları içeren açıklamalar getirmişlerdir. Örneğin, İngiliz düşünür Spencer, “enerji fazlalılığı” düşüncesiyle oyunu çocukların içindeki fazla enerjiyi atmak için kullandıkları bir yol olarak görürken; Alman düşünür Gross “alıştırma kuramı” ile oyunun ileriki hayatında çocuğun kullanmak zorunda olduğu becerilerini alıştırma yaparak geliştirmesi için bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Psikanalitik kuram çocuğun pasif olarak deneyimlediği stres ve travmaların oyunda aktif olarak açığa çıktığına işaret etmektedir. Bilişsel kuram ise oyunun alternatif ve yaratıcı düşünceyi geliştirdiğini vurgulamaktadır. Son olarak, uyarılma kuramcıları çocuğun oyun aracılığıyla en yüksek uyarılma ve haz seviyesine ulaşmaya çalıştığını iddia eder. Fakat farklı kuramlardan da olsa, uzmanların oyunla ilgili vardıkları ortak nokta, dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen araştırmaların da ortaya koyduğu üzere, oyunun çocuk gelişiminde kaba ve ince motor gelişimi, bilişsel ve dil gelişimi yanı sıra sosyal ilişkileri de önemli ölçüde desteklediğidir. Ancak oyunun yalnızca çocuğun gelişimi için değil, çocuk ile ilişkilerini güçlendirmek isteyen anne babalar ve diğer yetişkinler için de iyi bir araçtır.

AYSEL KÜBRA ALPAYDIN

KAYNAKÇA

BANDET, J. et SARAZANAS, R. : L’enfant, les jouets et les Nouveaux jouets, Casterman, 1982.

SANDSTRÖM, C.I. [Çev. Semin R. ] : Çocuk ve Gençlik Psikolojisi, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi. Yay. 1614, İstanbul, 1971.

TEZCAN, M. : Boş Zamanlar Sosyolojisi, Doğan Matbaası, Ankara, 1977.

Ya – Pa Yayınları, İstanbul 1985, Sayı 1985 – II – III. S. 57-64

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün
Göktürk evden eve nakliyat Göktürk evden eve nakliyat